GEÇİM KAYNAKLARIMIZ
ÇELTIK
AGUSTOS 2003
Sayi: 1
1.GIRIS
Çeltik, su içinde çimlenebilen ve kökleri suda erimis oksijenden yararlanabilen tek tahil cinsidir. Çeltigin Türkiye tarimi bakimindan önemli bir yönü de, tuzlu ve alkali arazilerde yetistirilmesi ve hatta bu tip arazilerin islahinda etkili olmasidir. Ayrica çeltik besin kaynagi olarak tahillar içinde bugdaydan sonra en önemli kültür bitkisidir. Dünya’da yasayan insanlarin yaridan fazlasinin ana besinidir. Pirinçte nisasta orani bugdaydan yüksektir. 100 gram pirinçte, 78 gram nisasta, 8 gram protein, 13 gram su, 1 gram kül ve yag bulunmaktadir. Pirinç besin maddesi olarak tasidigi bu deger yaninda endüstride de yaygin bir sekilde kullanilmaktadir.
2. DÜNYA ÇELTIK ÜRETIMI VE TÜKETIMI
2.1. Dünya Çeltik Üretimi
2002 yili itibariyla dünya çeltik ekilen alan 146 milyon hektar, üretim 579 milyon tondur. Dünya çeltik verimi ise 39.682 Hg/Ha’dir.
Tablo 1 - Dünya Çeltik Yetistirilen Alan,Üretimi ve Verim(2002)
Yil
Ekilen Alan (Ha)
Üretim (Ton)
Verim (Kg/Da)
1998
151.646.356
582.665.263
384,2
1999
156.888.894
611.251.382
389,6
2000
153.785.367
598.307.226
389,0
2001
151.623.334
595.267.724
392,6
2002
146.029.456
579.476.722
396,8
Kaynak : FAO, 2002.
Tablo 2- Dünya Çeltik Üretiminde Önde Gelen Ülkeler ve Üretim Miktarlari
Ülkeler
Ekilen Alan(Ha)
Üretim(Ton)
Verim(Kg/Da)
Dünya
146.029.456
579.476.722
396,8
Çin
28.360.000
177.589.000
626,2
Hindistan
40.000.000
123.000.000
307,5
Endonezya
11.500.000
48.654.048
423,0
Banglades
10.900.000
39.000.000
357,8
Vietnam
7.539.000
31.319.000
415,4
Tayland
9.920.000
27.000.000
272,1
Myanmar
6.200.000
21.200.000
341,9
Filipinler
4.034.350
12.684.800
314,4
Japonya
1.700.000
11.264.000
662,5
Brezilya
3.174.840
10.489.400
330,3
Amerika
1.297.840
9.616.750
740,9
Türkiye
85.000
400.000
470,5
Kaynak: FAO, 2002.
Çeltik üretimi bakimindan önde gelen ülkeler sirasiyla arasinda Çin, Hindistan, Endonezya, Banglades ve Vietnam’dir. Dünya çeltik üretiminin %51,8’i Çin ve Hindistan tarafindan yapilmaktadir. 2002 yili itibariyla; Çin'in çeltik üretimi 177,5 milyon ton, Hindistan'in ise 123 milyon tondur. Bu üretim miktariyla, Dünya üretiminin % 30,6’sini Çin, % 21,2’sini Hindistan gerçeklestirmektedir. Ülkemizin Dünya çeltik üretiminde aldigi pay ise %0,07’dir.
Hindistan’in çeltik veriminin oldukça düsük olmasina karsin üretim miktarinin fazla olmasinin nedeni ekim alanlarinin genisliginden kaynaklanmaktadir. Ülkemiz, çeltik verimi dünya ortalamasinin üzerinde olmasina karsin ekim alani ve üretim bakimindan oldukça gerilerde yer almaktadir.
2.2. Dünya Tüketimi
FAO verilerine göre dünya kisi basi pirinç tüketimi yillik 56,5 kg’dir.
3. TÜRKIYE ÇELTIK ÜRETIMI VE TÜKETIMI
3.1. Türkiye Çeltik Üretimi
Çeltik üretiminde basta gelen bölgelerimiz Marmara, Karadeniz, Ortakuzey ve Ege Bölgesi’dir. En çok çeltik üretimi yapilan illerimiz sirasiyla Edirne, Balikesir, Samsun ve Çorum olup ülkemiz üretiminden aldiklari pay ise sirasiyla %38,2, %14,2, %11,1 ve %9,4’tür. Güneydogu Anadolu Projesi’nin tamamlanmasiyla pirinç üretiminde de önemli artislar beklenmektedir.
Tablo 3- Ülkemizde Yillara göre Pirinç Ekilis, Üretim ve Verimleri
Yillar
Ekilis Alani(Ha)
Üretim (Ton)
Verim (Kg/Da)
1998
60.000
189.000
315,0
1999
65.000
204.000
313,8
2000
58.000
210.000
362,1
2001
59.000
216.000
366,1
2002
-
216.000
-
Kaynak: DIE
3.2. Türkiye Çeltik Tüketimi
Ülkemizde kisi basi pirinç tüketimi 6- 6,5 kg civarindadir. Bu durumda ülkemizin yillik toplam pirinç talebi yaklasik 390-422 bin tondur. Ülkemizde pirinç üretimi yurt içi talebi karsilayamamaktadir.
4. ÜRETIM SORUNLARI
Ülkemizde, çeltik ekim alanlari ve üretimi artirilamamis, hatta azalmalar meydana gelmistir. Çeltik, 23 Haziran 1936 tarihinde çikarilan 3039 sayili Çeltik Ekim Kanunu’na göre ve ilçe düzeyinde olusturulan çeltik komisyonlarinin iznine bagli olarak ekilmektedir. Bu Kanun sitma mücadelesi ve su düzenlemesi amaci ile çikartilmistir. Günümüzde ise kanun çeltik üreticisine pek çok zorluk çikartmaktadir. Artik sitma ile çeltik arasinda önemli bir bag olmadigi belirlenmis ve su dagitim ve düzenlemesi ise üreticilere devredilebileceginden (sulama birlikleri ) Kanun iptal edilmeli veya basit hale getirilmelidir. Çeltik çok miktarda suya ihtiyaç duyan bir tarim ürünü olmasi nedeniyle üretim masrafli ve zordur. Ayrica mekanizasyonun fazla kullanilamamakta dolayisiyla, el emegi üretim maliyetini artirmakta ve dis piyasa ile olan rekabeti azaltmaktadir. Ürün alim fiyatlarinin, girdilerdeki yüksek artisi karsilayamamasi çiftçilerimizin alternatif ürünlere kaymasina neden olmustur.
4.1. Tohumluk
Trakya Tarimsal Arastirma Enstitüsü yurt içinde tescilli veya üretim izinli çesitleri sertifikali kademeye kadar tohumluk üretimini yapmaktadir. Ayrica TIGEM’e bagli bazi çiftliklerde tohumluk üretimi yapilmaktadir.
Üretimde sertifikali tohumluk kullanimi yetersiz olup, üreticilerin sertifikali tohumluk kullanimi tesvik edilmeli, kaliteli ve yüksek verim için çeltik tohumlugu üretimi artirilmali özel sektörün de çeltik arastirmalarina girmesi özendirilmelidir.
4.2. Sulama
Ülkemizde çeltik tariminin gelismesini engelleyen faktörlerden biri sulama suyu noksanligidir. Sulamaya açilan alanlarda çeltik tarimi özendirilmelidir.
Ayrica, çeltikte sulamaya yönelik tesvikler artirilmali ve bu tür uygulamalar desteklenmeli, sulamada kullanilan elektrik fiyatlari makul bir seviyeye getirilmelidir.
4.3. Gübreleme
Çeltik üretiminde yüksek azot gübrelemesi çevre kirliligine neden olmaktadir.
Bilinçsiz ve yanlis yapilan gübreleme topragin fiziksel ve kimyasal yapisini bozmaktadir. Bu nedenle gübreleme islemleri toprak analizlerine göre yapilmalidir. Dogru gübre kullanimi konusunda gerekli egitim ve yayim faaliyetleri yapilmalidir.
4.4. Zirai Mücadele
Zirai mücadele islemleri aksatilmadan titizlikle, laboratuar analizlerine göre yapilmalidir.
Zirai mücadele ilaçlari ile bu ilaçlari üreten ve satan firmalar denetlenmelidir.
4.5. Depolama
Çeltikler islenene kadar üretici depolarinda veya çeltik isleme fabrikalarinin depo ve sundurmalarinda depolanmaktadir. Pirinçler islenene kadar geçen süre içinde nem kontrolü, havalandirma ve fümigasyona uygun kontrollü sartlar saglayan depo orani çok azdir.
4.6. Arastirma, Egitim Ve Yayim Faaliyetleri
Çeltik islahi, teknolojisi ve yetistirme teknigi konusunda arastirmalar en yogun olarak Trakya TAE’de yürütülmektedir. Ayrica Karadeniz TAE, Kirklareli Atatürk Köy Hizmetleri AE ve Ziraat Fakültelerinde de birtakim çalismalar yapilmaktadir.
Çeltik arastirmalarina yeterli kaynak saglanmali ve özel sektörün çeltik arastirmalarina girmesi özendirilmelidir.
Ayrica yapilan arastirma sonuçlari üreticilere intikal ettirilmelidir.
5. PAZARLAMA
Çeltik üreticisi ürününü, çeltik fabrikalarina, tüccara, borsada, TMO’ ne veya pirinci isleyerek kendi pazarlayabilmektedir.
5.1. Destekleme Politikasi
Devlet TMO kanaliyla bas alim fiyati açiklayarak çeltik alimlari yapmaktadir. Ayrica yerli üreticiyi korumak amaciyla ithal pirinçten gümrük vergisi almaktadir. Ithal pirinçte uygulanan gümrük vergi orani %45’dir.
5.2. Dis Ticaret
5.2.1. Ihracat
Pirinç ihracatimiz ise yok denecek kadar azdir.
Tablo 4- Türkiye Çeltik Ihracati
Yillar
Ihracat
Miktar(Ton)
Deger(1.000 $)
1998
652
554
1999
1.555
863
2000
5.785
1.788
2001
4.285
1.214
Kaynak: IGEME
5.2.2. Ithalat
Ülkemizde pirinç üretimi yurt içi talebi karsilayamamaktadir. Bu nedenle arz açigi ithalat yoluyla kapatilmaktadir. 2001 yili üretim ve ithalat rakamlarina baktigimizda üretim miktarimizin yaklasik 1,3 kati kadar ithalat yaptigimiz görülmektedir. Önemli miktarlarda döviz ödeyerek pirinç ithal etmek yerine, üretimi artirici, üreticiyi çeltik üretimi yapmaya özendirici önlemlerin alinmasinda ülke ekonomisi yönünden büyük fayda görülmektedir.
1999 yilinda 97,6 milyon Dolar olan pirinç ithalatimiz, 2000 yilinda 107,8 milyon Dolar, 2001 yilinda ise 57,7 milyon Dolar olmustur. 2002 yili ithalat durumuna baktigimizda 369.389 ton olarak gerçeklestirilen pirinç ithalati için 71.450 bin dolar ödenmistir. 2002 yili verilerine göre toplam pirinç ithalatimizin %64’ü kavuz içinde bulunan pirinç yani çeltik, %35,6’sini pirinç ( yari/tam olarak degirmenden geçirilmis pirinç), %0,3’ünü de kirik pirinç olusturmaktadir. Çeltik ithalatimizin %57’si Avustralya, %41’ini ABD, %1’ini de Misir’dan gerçeklestirilirken, pirinç ithalatimizin ise %54’ü Misir, %31’i ABD, %10’u da Italya’dan gerçeklestirilmektedir. Kirik pirinç ithalatimizin ise tamami ABD ve Misir’dan yapilmistir.
Toplam pirinç ( çeltik, pirinç, kirik pirinç) ithalatimizda ABD (%37) önemli bir yer tutarken, bu ülkeyi Avustralya (%36) ve Misir (%20) takip etmektedir.
Tablo 5- Türkiye Pirinç Ithalati
Yillar
Ithalat
Miktar(Ton)
Deger(1.000 $)
1998
290.032
96.456
1999
304.654
97.606
2000
450.185
107.819
2001
273.036
57.683
2002
369.389
71.450
Kaynak: IGEME
5.3. Pazarlama Sorunlari
Ülkemiz çeltik üretimini arttirilmasinda en önemli engellerden biri de ithal pirinç fiyatlaridir. Düsük fiyatla ürün girisi ülkemiz pirinç üretimini tehdit etmektedir. Her üründe oldugu gibi çeltikte de hasat ve pazarlama döneminde ithalata kesinlikle izin verilmemelidir. Tarim ürünleri ithalatinda ihtisas gümrükleri olusturulmali ve bu gümrüklerde uygulanacak tarife disi engellerle ithalat, üreticileri magdur edecek sezonda önlenmelidir. Diger ülkelerdeki üreticilerin ülkemizdeki üreticilere göre daha fazla desteklenmesi, ülkemiz üreticilerini dünya piyasalarinda haksiz bir rekabetle karsi karsiya birakmaktadir. Bu nedenle yerli üreticinin korunmasi gerekmektedir.
Üreticilerin birlik, kooperatif, dernek gibi organizasyonlar altinda toplanmasi ve pazarlama dahil pek çok sorunun çözümü de birlikte getireceklerdir.
5.4. Fiyat
Çeltik serbest piyasada fiyat bulabildigi gibi, her yil TMO tarafindan bas alim fiyatlari ilan edilmektedir.
Tablo 6- 2002-2003 Dönemi TMO Çeltik Alim Fiyatlari (TL/Kg)
NEV'I
ÇESIDI
2002/2003 DÖNEMI
ÇELTIK FIYATI (TL/Kg)
UZUN TANE
BALDO
700.000
DIGER UZUN
600.000
ORTA TANE
VENERIA
560.000
DIGER ORTA
550.000
KRASNODORSKY
540.000
KISA TANE
500.000
2002 yilinda Birligimiz tarafindan belirlenen çeltik maliyeti 766.875TL/Kg iken, çeltik alim fiyati 700.000 TL/ Kg olarak açiklanmistir. 2002 sezonunda açiklanan fiyat ne yazik ki maliyetin altinda kalarak üreticilerimizi magdur etmistir. Üreticilerimizin 2002 yilinda yasadigi sikintilari tekrar yasamamalari için 2003 yili çeltik alim fiyatlari, üretici maliyetleri dikkate alinarak belirlenmelidir.
Bilindigi gibi çeltik zor ve masrafi yüksek bir tarim koludur. Çeltik tariminda gübre ve yabanci ot ilaçlari genis çapta kullanilmakta dolayisiyla üretici maiyeti artmaktadir. Ürün alim fiyatlarinin, girdilerdeki yüksek artisi karsilayamamasi üreticilerin baska ürünlere kaymasina neden olmustur.
Çeltik ekim alanlarinin ve üretimin artirilmasi için çiftçilerin tesvik edilmelerini saglayacak en önemli faktör, çeltik alim fiyatlariyla, girdi fiyatlari arasinda gerekli dengenin kurulmasi, çiftçilerin üretim maliyetinin altinda ürün satmak durumunda birakilmamasidir.
Bu amaçla müdahale fiyati ve hedef fiyat belirlenerek, aradaki farkin üreticilerimize prim olarak verilmesi saglanmalidir.
6. SONUÇ VE ÖNERİLER
Ülkemiz sahip olduğu ekolojik özellikler nedeniyle çeltik üretiminde büyük bir potansiyele sahiptir. Ancak, bu imkanlara rağmen, üretim yeterli düzeye ulaşamamıştır. Bu nedenle ülkemizin pirinç ihtiyacı ithalatla karşılanmaktadır. Ülkemizin döviz kaybının önlenmesi ve mevcut üretim potansiyelinin değerlendirilerek bu üretim dalının ülke ekonomisine olan katkısının artırılması bakımından, pirinç üretiminin teşviki yönünde tedbirler alınmalıdır.
· Çeltik hasadı biter bitmez suyun tutulmaya başlanması gerekmektedir. Bentlerin ıslah edilememesi nedeniyle su tutma ve dolayısıyla ekim zamanında yapılamamakta verimdeki düşüşe bağlı olarak üretimde düşüşler meydana gelmektedir. DSİ ve Köy Hizmetleri tarafından bentlerin ıslah edilmesi için yapılan müracaatlara bir an önce cevap verilmelidir.
· Yürütülen tarım politikaları neticesinde Gençler tarımdan uzaklaşmaktadır. Buna bağlı olarak ekim alanları giderek daralmaktadır. Ve ihtiyacımızın büyük çoğunluğunu ithalatla karşıladığımız çeltik üretimi günden güne azalmaktadır. Geçlerin tarıma ve üretime yönlendirmek için tarımın bir reel sektör olarak değerlendirip, kazanç sağlanan bir sektör olması için politikalar geliştirilmelidir.
· Tarımsal sulamada kullanılan elektrik fiyatları yüksek olup, maliyetleri artırmaktadır. Tarıma kullanılan elektrik desteklenmelidir.
· Yaşanan Kuralıklar karşısında üreticilerimiz gelir kayıpları telafi edilmemektedir. Üreticilerimizin kuraklık gibi doğal afetler karşısında mağduriyetinin önlenmesi için Tarım Ürün Sigortası bir an önce çıkarılmalıdır.
· Aynı tohumun 3 yıl üst üste ekilmesi verimde %20 kayıplara, hastalık ve zararlı artışına neden olmaktadır. Sertifikalı tohumluk kullanımı yetersiz olup dekara alınan verimi düşürmektedir. Sertifikalı tohumluk kullanımı teşvik edilmelidir. Anaç tohumluk temininde TAE yeterli üretimi sağlayamamakta. Anaç tohumluk üretiminde talebi karşılayacak önlemler alınmalıdır.
· Çeltik ekim kanunu günün ihtiyaçlarına cevap vermekten uzaktır. Çeltik Ekim Kanunu yeniden düzenlenmelidir.
· Çeltik komisyonlarınca ruhsatiye için toplanan paralar çeltik üretiminde ve sivrisinek mücadelesinde kullanılmalıdır. Çeltikte ruhsatiye ücretlerinin yüksek olması üreticileri kaçak ekime yönlendirmektedir.
· Zirai mücadele ilaç etiketinde yer alan bilgiler doğru olmayıp üreticileri yanıltmaktadır. İlaç üretimi ve satışı yapan firmalar yeterince denetlenmemektedir. İlaç kontrolünü yapan bir mekanizma yoktur. Tarım Bakanlığı tarafından piyasadaki ilaçların denetimi yapılmalı etken maddeleri kontrol edilmelidir.
· Çeltik ekiminden hasadına kadar tüccarın eline bırakılmıştır. Çiftçi bilinçlendirmeden eğitim verilmeden desteklenmeden oluşturulan tarım politikaları işlemeyecektir.
· Ziraat Odaları tarımın kontrol ve eğitim mekanizmasını yapmalıdır. İlçelerde çeltik komisyonları yerini tarım komisyonları almalı ve komisyonlar devletin atıl durumda bulunan makine dahil tüm imkanları kullanmanın yollarını aramalıdır. Ziraat Odaları kurulacak tarım komisyonlarında belirleyici olmalıdır.
· DGD kalkmalı ve destek ürüne verilmelidir.
· Çiftçi kayıtları sadece Ziraat Odalarında yapılmalı, desteklemeler için düzenlenen evraklarda İl ve İlçe Tarım Müdürlükleri sadece denetleme görevini üstlenmelidir.
· 1 Ağustos- 30 Mayıs tarihleri arasında ithalat engellenmelidir. Çeltik fiyatları üreticiyi tatmin edici düzeyde açıklansa dahi hasat ve pazarlama döneminde ithalat engellenmediği takdirde üreticinin mağdur olması önlenemeyecektir.
· TMO geçen yıllarda olduğu gibi çeltik alımı yapmalı ve taban fiyat açıklarken üretici maliyetlerini göz önüne almalıdır. TMO piyasada denge görevini üstlenmeli üretici tüccarın eline bırakılmamalıdır.
TÜRKİYE ZİRAAT ODALARI BİRLİĞİ
KARPUZ
Yaz sıcağında en lezzetli serinleme yollarından biri şüphesiz karpuz yemektir. Ya da hoş bir piknik, tatlı
ve sulu bir karpuzla mükemmelleşir. Latince ismi Citrullus Vulgaris olan karpuz kabakgillerdendir. Anayurdu Afrika' nın tropikal bölgeleridir. Mısır' daki
antik kalıntılardaki duvar resimlerinde karpuz resmedilmiştir. Daha sonra ticari gemilerle akdeniz ülkelerine yayılmıştır.
Bugün dünyada yaklaşık 500 çeşit karpuz yetişmektedir. Bunlar kabuğunun, çekirdeklerinin biçimine,rengine ve ağırlığına göre farklılık gösterir.
Karpuz mayıs ve eylül aylarında ancak özellikle temmuz ortasından ağustos sonuna kadar bol miktarda bulunur.
Tatlı ve sulu, olgun bir karpuz seçmek için birkaç noktaya dikkat etmeliyiz. Kabuğunun rengi parlak değil, mat olmalı ve tırnağınızla hafifçe kazıdığınızda yeşil kısım kolayca çıkmalıdır. Şekli simetrik olmalıdır. Toprağa oturan kısmının rengi açık sarı olmalı, beyaz veya yeşil olmamalıdır. Olgun karpuz oda sıcaklığında tutulmalıdır. Ancak çok uzun bir süre değil. Buzdolabında 1 hafta süreyle saklanabilir.
Eğer kesmece karpuz alacaksanız içinin renginin parlak kırmızı, çekirdeklerinin de koyu kahverengi veya siyah renkte olmasına dikkat edin. Çekirdeksiz karpuz alıyorsanız dikkat edin. Çünkü çok fazla beyaz çekirdek karpuzun olgunlaşmadan toplandığını gösterir.
Karpuz bol miktarda C vitamini ve antioksidan özelliği ile çeşitli kanser türlerine karşı etkili olan Beta karoten içerir. İçerdiği yüksek potasyum kalp fonksiyonlarının ve kan basıncının düzenlenmesine yardımcı olur. Aynı zamanda iyi bir lif kaynağı olduğundan bağırsak hareketlerini düzenler ve bağırsak kanserini önlemede de rol oynar. Karpuz çekirdekleri de içinde bulunan Cucurbocitrin adlı madde ile kan basıncını düşürmeye ve böbrek fonksiyonlarının düzenlenmesine yardımcı olur. Yağ ve kolestrol içermediğinden ve kalorisi de düşük olduğundan yaz aylarında yapılan diyetlerde özel bir yeri vardır.










